İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İtalya basını: Akdeniz'in efendisi Erdoğan

İtalya basını: Akdeniz'in efendisi Erdoğan

Türkiye'nin hem Rusya hem de Batı ile diyalog halinde kalmayı başardığı vurgulandı. Yapılan analizde, 'Türkiye, siyasi ve ekonomik bağlamda Akdeniz’in gerçek gücü haline geliyor' denildi.

NATO üyesi Türkiye'nin, Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmayarak, Moskova-Kiev hattında tarafsız konumuyla barış için çaba göstermesi, Avrupa'nın dikkatini çekiyor.

İtalya basınından Italia Oggi'de yer alan analizdeki ifadeler, bu durumun özeti niteliğinde.

"Yaptırımları reddediyor, arabulucu oluyor"

"Akdeniz'in efendisi Erdoğan" başlıklı yazıda, "Türkiye, NATO’da Rusya’ya yaptırımları reddediyor, Brüksel ile ilişkileri iyi tutarak savaş halindeki taraflar arasında arabulucu olarak kendisini öne sürüyor." denildi.

Ankara'nın, diğer taraftan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile diyaloğu sürdürdüğü anımsatılarak, "Öte yandan Ukrayna’ya İHA tedarik ediyor ve (Devlet Başkanı Vladimir) Zelensky'nin teşekkürlerini alıyor." ifadesi kullanıldı.

"Herkesle diyalog kurabiliyor"

Türkiye'nin, Suriye krizinin çözümü konusunda "başrol oyuncusu" haline geldiği de anlatılırken, "Bu şekilde herkesle diyalog kurabiliyor. Orta Doğu’nun çetrefilli meselelerinde yer alıyor." tespitine yer verildi.

Yazıda ayrıca, ülke dışındaki girişimlerinde de kararlı tutum sergileyen Erdoğan’ın, uluslararası sahnedeki hızlı yükselişinin Avrupa’yı düşünmeye sevk etmesi gerektiği aktarıldı.

"Akdeniz’in gerçek gücü"

Bu duruma gerekçe olarak, "Çünkü Türkiye, siyasi ve ekonomik bağlamda Akdeniz’in gerçek gücü haline geliyor. Fakat Avrupa, tepki verme acizliğini bir kez daha gösteriyor: Avrupa’nın sınırlarındaki bir savaş dahi onu, içinde bulunduğu uyku sersemliğinden çıkaramadı." görüşü paylaşıldı.

"Avrupa Birliği ortak orduyu dahi bir araya getiremedi"

2025 yılında 90 milyon nüfusa sahip olması beklenen Türkiye'nin savunma sanayiini güçlendirirken ve Akdeniz’de belirleyici hale gelirken, Avrupa Birliği ülkelerinin ortak bir orduyu dahi bir araya getirmeyi başaramadığına vurgu yapıldı.

"Mamma! Li Turchi!"

Bu arada İtalya'da, geçmişte Sicilya Adası ve İtalya sahillerinde yaşanan mücadeleler nedeniyle "Anne! Türkler!" anlamına gelen "Mamma! Li Turchi!" ifadesi oldukça popüler.

İtalya basını: Akdeniz in efendisi Erdoğan #1
İtalya basını: Akdeniz in efendisi Erdoğan #2

İtalya'nın kredi notu görünümünü negatife döndü

İtalya'nın kredi notu görünümünü negatife döndü

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, İtalya'nın kredi notunu aşağı yönlü değiştirdi.

İtalya'nın kredi notu görünümünü negatife döndü

Avrupa ülkeleri ekonominin güçlü temsilcileri iken önce koronavirüs salgını sonra da kıtalarında yaşanan savaş nedeniyle oluşan risklerle boğuşuyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, İtalya'nın kredi notu görünümünün revize etti.

Kurum, İtalya'nın kredi notunu "Baa3" olarak teyit ederken, "durağan" olan not görünümünü "negatif" olarak revize etti.

Ukrayna'daki savaş riskleri artırdı

Büyüme ve mali gelişmelerin 2021 ve 2022 başlarında olumlu sürprizler sunduğu belirtilen açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısının ekonomik etkisi ve iç siyasi gelişmeler nedeniyle İtalya'nın kredi profiline yönelik risklerin son zamanlarda arttığı bildirildi.

Yapısal reformların engellenmesinden endişe ediliyor

Açıklamada, siyasi ortamın yapısal reformların uygulanmasını engelleyeceğine ilişkin artan riskler bulunduğuna işaret edilerek, enerji arzındaki zorlukların da ekonomik beklentileri zayıflatacağına yönelik riskin arttığı kaydedildi.

İtalya nın kredi notu görünümünü negatife döndü #1

"İtalya'nın mali gücünün zayıflama riski var"

Açıklamada, yavaş büyüme, yükselen fonlama maliyetleri ve potansiyel olarak daha zayıf mali disiplin nedeniyle İtalya'nın mali gücünün daha da zayıflama riski bulunduğu bildirildi.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri

Vakanüvis, geçmiş dönemlerden bugüne kadar meydana gelen batıl inançları yazdı.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri

“Tanıdık” göründüklerine bakmayın

Bâtıl inançlar: Antik çağ işleri

Vakanüvis

Kulağını çekip tahtaya vurmak, ayna kırılmasını kötüye yormak, merdiven altından geçmemek, kara kedi görünce tedirgin olmak, totem yapmak ve daha niceleri…

Birçoğunu günlük hayatımızdan bildiğimiz hemen hepsi tuhaf davranışlar. Yıllardır halk kültüründe, folklorunda, toplumun günlük pratiklerinde yer alan bu davranışların ezici çoğunluğunun kökeni ise antik çağlara kadar uzanıyor.

“Boş, çürük, asılsız, aptalca, ilkel, çocukça, irrasyonel…”

Arapça “butlan” kelimesinden türetilen bâtıl kavramı, “boş, çürük, asılsız ve gerçeğe aykırı olan” anlamına geliyor. Bu kavram, İngilizce ve Fransızcada “superstition” kelimesiyle ifade edilmekte. Kelimenin Latince kökeni ise “eski halk inançlarının, yeni ve egemen dini anlayışın içinde varlıklarını sürdürmesi” manası taşıyor.

Bâtıl inanç, bazı dillerde ise “aptalca, çocukça, ilkel, irrasyonel” anlamlarına da geliyor. Boş inançların neredeyse tamamının tarihi çok eski zamanlara uzanıyor. Uzmanlar; eski çağlarda, özellikle tabiat olayları karşısındaki çaresizliği nedeniyle bâtıl inançlara yönelen insanların, bugün de çeşitli sosyal problemler nedeniyle aynı eğilimi sergilediği görüşünü savunuyorlar. Buna göre, çaresizlik hissine kapılan kişi, kendine destek olacak bir güç aramakta, bu gücü bulamadığı zamanlarda da bâtıl inançlara yönelmekte.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri #1

İtalya’da her yıl 60 bin kara kedi katlediliyor

Günlük hayatımız, nereden geldiğini bilmediğimiz ama asırlardır toplumların hayatında olan tuhaf pratiklerle örülü durumda. Örneğin, binlerce yıl önce, Dünya’nın uydusu Ay’a tapınılmaktaydı. O devrin insanları, “tanrıça” saydıkları Ay’ın zenginlik ve uğur getirdiğine inanıyorlardı. Günümüzde ise antik çağın boş inançlarına benzer bir biçimde “yeni ay” çıktığında sevdiği kişinin yüzüne bakmak ya da altına el sürmek türünden davranışlar görülebiliyor.

Yine, günümüzde hâlâ varlığını sürdüren, “at nalının uğurlu sayılması”nı tarihçiler ve antropologlar, eski Avrupa topluluklarından Keltlerin “atın kutsal olduğuna” inanmalarından türediği görüşünü dile getirmekteler. Ayrıca eski Yunan’da, demirin kötülüğü uzak tutan bir maden olduğu inancı yaygındı. Bu nedenle de demir at nalı olarak kullanılmadan önce de bereket ve talih sembolü sayıldığı için insanlar çevrelerinde “hilal” şeklinde demir objeler bulundururlardı.

“Kara kedi”, antik Mısır ve onun etkilediği toplumlarda aslında değerli bir varlıktı. Hatta siyah dişi kediler “tanrıça” olarak kabul edilirdi. Kedileri korumak için yasalar bile çıkartılmıştı. Ancak Hristiyanlık ortaya çıktığında bu yeni din, kendinden önceki inanışlar ile sembolleri yok etmek istediği için kara kedilere karşı bir nefret oluşmuştu. Bu inanış ile kimi putperest toplumlardan kalma “siyahın, karanın uğursuzluk getireceği” boş itikadına dayanan kara kedi görünce uğursuzluğa yormanın günümüz dünyasında düşündürücü semptomları görülmekte.

İtalya’daki “Hayvanları ve Çevreyi Koruma Derneği”nin 2007 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, ülkede her yıl 60 bin dolayında kara kedi, “uğursuzluk getirdiği inancıyla” öldürülmekte. Dernek, kedi katliamının özellikle “Cadılar Bayramı”nda (Halloween) artığını da açıklamıştı.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri #2

“Teslis”, üçleme, 13, merdiven altı…

“Baba – Oğul – Kutsal Ruh” üçlemesinin, iki bin yıldan fazladır salt Hristiyanlık’ta yer aldığı düşünülse de aslında “teslis inancı” çok eski devir dinlerinde de vardı. Bu nedenle de “3 rakamının kutsallığı”nın kökeni, antik çağlara kadar uzanmakta. Bu anlayışa göre, üçün kutsallığını bozacak her şey kötü addedilmekte, “1” sayısının “3”ün bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle “13” rakamı uğursuz görülmekteydi.

Putperest Babil toplumunda da Kral Hammurabi’nin hazırladığı kanunlar maddeler halinde taşlara kazınırken, 13’üncü madde yazılmayıp, 14’e atlanmıştı. Öte yandan, İskandinav tanrılarından biri olan “kavga tanrısı” Loki, düzenbaz bir tanrıydı ve tanrılarla yediği bir akşam yemeğine 13’üncü tanrı olarak katılmıştı. Loki, bu yemekte dünyayı kaosla tanıştırmıştı.

Bu rakamın uğursuzluğuna ilişkin en yaygın değerlendirme ise Hz. İsa ile havarileri Roma askerleri tarafından takibata uğradığı sırada toplam 13 kişi olmalarıyla alakalıydı. Hz. İsa ile birlikte 13 kişilik topluluk, havarilerden birisinin ihanetine uğramıştı. Böylece Hristiyan dünyası, “13. kişi”nin ihanetiyle uğursuzluğu birleştiren bir inanca sahip olmuştu.

Ayrıca, putperest Mısır’da merdivenin uğurlu sayılması, Hristiyanlığın ise bu tür eski inanışları yıkmak istemesi de merdiven ve merdiven altından geçmeye karşı bir antipati oluşturmuştu. Bu arada; “onüç rakamının uğursuz olduğu” bâtıl inancının Avrupa’da bu kadar güçlü olmasının nedenlerinden birisinin, Tapınak Şövalyeleri’nin 13 Ekim 1307 Cuma günü tutuklanması olduğu görüşü de yaygındır.

Bu bâtıl inanç özellikle Batılı ülkelerde bugün bile öylesine güçlüdür ki, bazı kimseler yemek daveti verdiklerinde masadaki kişi sayısının 13 olmamasına dikkat ederler. Dünyaca ünlü şirketlerin, otellerin asansörlerinde 13’üncü kat düğmesi bulunmaz, 13 rakamı taşıyan odalar olmaz ya da “12A” diye numaralama yapılır. BMW’nin Münih’te bulunan merkez binasının 13’üncü katının boş tutulduğu söylenir. Bazı hosteslerin 13 numaralı koltukta oturan yolcuyla ilgilenmekten çekindikleri de havacılık camiasında yaygın bir boş inanç.

Hatta bazı hava yolu şirketleri, uçaklarında 13 numaralı koltuğa yer vermiyor. Yine Fransızlar ev adreslerinde 13’ü kullanmazken, İtalya’da ise ulusal piyango, 13 sayısını çekilişlerine dahil etmemekte. Bu arada, “Uluslararası Stres Yönetim Merkezi ve Fobi Enstitüsü” geçtiğimiz yıllarda; herhangi bir ayda, ayın 13’ünün Cuma gününe denk geldiği durumlarda; insanların seyahat etmeyi, önemli eşyaları satın almayı veya iş yapmayı reddetmeleri nedeniyle o gün dünya çapında 700-800 milyon dolar maddî kayıp gerçekleştiğini hesaplamıştı.

Avrupa ülkeleri ile ABD’de bu konu o kadar zıvanadan çıkmış durumda ki, geçtiğimiz yüzyılda psikolojik hastalıklar literatüründe “13’ten Korkma Hastalığı” (Triskaidekafobi) diye bir kavram bile yer almıştı. Benzer bir sayı takıntısı, 4 rakamından korkma rahatsızlığı (Tetrafobi) ise Çin, Japonya ve Kore gibi Uzak Doğu ülkelerinde “ölüm” ve “4” sözcüklerinin telaffuzlarının aynı olmasından dolayı görülür olmuştu.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri #3

“Yıldız kayınca dilek tut, çünkü tanrıçalar gözetliyor”

Antik Yunan’da yer gök tanrı dolu olduğundan, pek çok yıldız da tanrı ya da tanrıça addedilirdi. Bu nedenle de “tanrıların insanları gözetlediğinin kanıtı olduğunu” düşündükleri için bir yıldız kaydığında dilek dilemek yaygınlaşmıştı. Bugün de kayan yıldız görüldüğünde dilek tutmak yaygın bir inanış.

Bu arada tarihteki ünlü şahsiyetlerin bazılarının da tuhaf inanışları vardı. Mesela; Napolyon kara kedilerden korkardı, Sokrates nazara uğrayacağından çekinir, Jül Sezar ise gördüğü rüyalardan korku dolu çıkarımlarda bulunur, hayatını buna göre düzenlerdi. Büyük Petro da köprülerden geçerken hastalık derecesinde bir korkuya kapılırdı.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri #4

“Çok yaşa” da, “Şeytan kulağına kurşun” da antik zamanlardan

Hapşıran birisine “çok yaşa” denmesinin kökeninde de “aksırma sırasında ruhun geçici olarak bedenden ayrıldığına” olan inanç yatmaktaydı. Eski devir insanları arasında, “aksıran kimseyi bu sözlerle sevindirince ruhunun sorunsuz bir şekilde bedenine döndüğü” zannı yaygındı. Yine, Orta Çağ’da sıklıkla görülen vebanın ilk belirtisinin şiddetli ve sürekli hapşırık olması da bu tabirin Avrupa’da yaygınlaşmasına yol açmıştı.

Eski Romalılar, “aynaların ruhumuzdan parçalar içerdiğine” inanıyordu. Bu nedenle de bir ayna kırıldığında, birinin sağlığında ve esenliğinde bir kırılma olacağı endişesine kapılıyorlardı. Kulağını çekerek taş ya da tahtaya vurmanın belaları savuracağı inancı ise hem Kuzey Amerika yerlileri hem de eski Yunanlar zamanından beri var olan bir bâtıl inançtı.

Buna göre, ağaçlara sıklıkla yıldırım düştüğünü gören dönemin insanları, “yıldırım tanrısı”nın evinin ağaçlar olduğuna inanıyorlardı. Kötü bir durum söz konusu olup, bu sırada tahtaya vurdukları takdirde ise “tanrı ile iletişime geçtiklerini” düşünüp rahatlıyorlardı.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri #5

“Siftah parası”nı yere atmak, makas uzatırken üzerine tükürme

Günlük hayatımızdan da kolayca anlaşılacağı üzere bâtıl inançlar ülkemizde de sıklıkla görülmekte. Sabah işe gidilirken ya da dükkân açılırken ilk rastlanılan kişinin toplumsal durumu ve halk arasındaki itibarına göre işlerin rast gidip gitmeyeceği konusunda yorum yapmak yaygın bir alışkanlık.

Yine esnafın, o gün işlerin iyi gitmesi için siftah parasını yere atması ya da yüzüne sürmesi de hâlâ devam eden bir bâtıl itikat. Birisine bıçak ya da makas gibi kesici bir alet verilirken “düşmanlığa yol açmasın diye üzerine tükürmek” de ülkemizdeki yaygın anlayışlar arasında.

Akşam saatlerinde tırnak kesmenin iyi sayılmadığı da biliniyor. Bununla ilgili “günah” kanısının ise eski devir Müslüman âlimlerinin, o zamanki şartlarda düşük aydınlatmayı dikkate almaları nedeniyle yaygınlaştığı düşünülüyor. Buna göre bazı âlimler, yarı karanlık ortamda tırnak kesmenin yaralanmalara yol açabileceği düşüncesiyle insanların iyiliği için biraz zorlama bir yorumda bulunmuşlardı.

Yine, Ay ve Güneş tutulmaları sırasında silah atılıp, teneke çalınmasının kökeninde de “Ay ve Güneş’in önünü kapatan cin-peri topluluğun kaçırılabileceğine olan inanç yer almakta. Yaygın bâtıl inanışlar arasında şunlar da yer almakta: Baykuş ötüşünü duymanın ölüm haberi alınacağına yorulması. Bireylerin şanslı sayılarının olduğuna inanması. İnsanın, göbek kordonunun gömüldüğü yerde yaşayacağının düşünülmesi.

Belirli günlerde belirli işlerin yapmanın uğursuz sayılması. İki bayram arası nikâh kıymanın uğursuzluğu. Elde çıkan siğillerin ağaca kurbağa asılmasıyla tedavi edileceğine inanılması. Türbede mum yakmak. Türbeye çaput bağlamak. Nazar boncuğunun kötülüklerden koruduğuna inanmak. Mavi gözlü kişilerin uzun süre birisine bakmasının nazar getireceğini düşünmek. Dört yapraklı yonca ve tavşan ayağının uğur getireceğine inanmak. Nevruz’da ateşin üzerinden üç defa atlayarak dilek tutmak. Sabah ezanı okunurken köpeklerin ulumasının kötüye yorulması.

Vakanüvis yazdı: Bâtıl inançlar Antik Çağ işleri #6

Ali Sami Yen’in tuğlaları Galatarasay Store’larda satıldı

Bu arada futbol da dünyada da bizde de çok sayıda bâtıl inanışın kendisine yer bulduğu bir alan. Tribünleri dolduran ya da maçı TV’den izleyen kimilerinin, takımının atakları sırasında garip hareketlerle “totem yapması” yaygın bir davranış. Yıllar önce, Ali Sami Yen Stadı’nın yenilenen Eski Açık Tribünü’nden sökülen tuğlalar uzunca bir dönem Galatasaray Store’larda raflara konulmuş, taraftarlar da “uğur getireceği” inancıyla bu tuğlaları satın almıştı.

- Prof. Dr. Ali Köse, Arş. Gör. Ali Ayten, “Bâtıl İnanç ve Davranışlar Üzerine Psikososyolojik Bir Analiz”, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Sayı 3, 2009

- Öğr. Gör. İhsan Gülüş, “Bâtıl İnançların İletişimsel İşlevi ve Medyadaki Yansımaları”, Atatürk Hâkemli İletişim Dergisi, Sayı 10, 2016

- Düriye Özdemir, “Halk İnanışlarının Mitolojik Kökenleri: Konya (Kadınhanı) Örneği”, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Toplum Ekonomi ve Yönetim Dergisi, c. 2, s. 1, 2021

- Lia Ryerson, “Yaygın Bâtıl İnançların Ardındaki Büyüleyici Tarih”, 6 Mart 2020, insider.com - "13. Cuma", 13 Şubat 2009, time.com

İtalya açıklarında 700’e yakın göçmen kurtarıldı

İtalya açıklarında 700’e yakın göçmen kurtarıldı

İtalya’nın Calabria bölgesi açıklarında 700’e yakın göçmen İtalyan Sahil Güvenliği tarafından kurtarıldı. 5 göçmenin cansız bedeni bulunurken, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

İtalya açıklarında 700’e yakın göçmen kurtarıldı

İtalya’nın Calabria bölgesinin 124 mil açığında Avrupa'ya gitmek için bindikleri bir balıkçı teknesinde bulunan 674 göçmen, İtalyan Sahil Güvenlik ekiplerinin özel müdahalesi ile kurtarıldı.

Ekipler tarafından yapılan açıklamada, 5 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ve denize düşen birçok kişinin de kurtarıldığı aktarıldı.

Kurtarılanlar hastanelere sevk edildi

Hayatını kaybeden 5 kişi, Sicilya’nın Messina kentinde bulunan hastaneye sevk edilirken, kurtarılan göçmenler ise Sicilya ve Calabria bölgelerine gönderildi.

İHA’nın haberine göre bölgedeki arama kurtarma çalışmaları, sahil güvenlik ekipleri ve mali polis tarafından sürdürülüyor.

150 binden fazla göçmen gidebilir

Avrupa'ya giden başlıca rotalar arasında bulunan Akdeniz ülkelerine, Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu gıda krizi nedeniyle özellikle Afrika ve Orta Doğu’dan 150 binden fazla göçmenin ulaşması bekleniyor.

İtalya Başbakanı Draghi istifa etti

İtalya Başbakanı Draghi istifa etti

Koalisyon krizi, Avrupa'da bir kez daha istifayla sonuçlandı. Başbakan Draghi, çıkmaza giren süreç sonrası görevini bırakmaya karar verdi.

İtalya Başbakanı Draghi istifa etti

İtalya, yeniden hükümet krizine sahne oluyor.

Daha önce istifa eden Başbakan Mario Draghi'nin girişimi, Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'ya takılmıştı.

Draghi, yeniden ulusal birlik anlaşması yapılırsa kendisinin ve hükümetinin göreve devam edebileceğini söylemişti.

Draghi'den istifa kararı

Koalisyon krizi karşısında çözüme ulaşılamayan İtalya'da Başbakan Draghi, koalisyon ortağı 3 partinin parlamentoda hükümetine destek vermemesinin ardından istifa kararı aldığını açıkladı.

Draghi, Cumhurbaşkanı Mattarella ile bir araya gelerek, istifasını kendisine sundu.

Sonbaharda erken seçim

Parlamentonun feshedilmesi ve eylül ya da ekim ayında erken seçime gidilmesi bekleniyor.

Bu süreçte Draghi, başbakan olarak bir süre daha görevini sürdürecek.

74 yaşındaki eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı, Şubat 2021'de başbakan olarak atanmıştı.

İtalya Başbakanı Draghi istifa etti #1

İtalya Parlamentosu'nda yaşananlar

Parlamentonun üst kanadı Senato'da, dün, hükümet krizini açıklayıp güvenoyu arayan ancak 5 Yıldız Hareketi (M5S), Forza Italia (FI) ve Lig olmak üzere 3 partinin desteğini çekmesiyle kıl payı güvenoyu alan Başbakan Draghi, bu sabah da parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi'nde hükümet krizi üzerindeki görüşmelere katıldı.

AA'nın haberine göre, görüşmelerin başında çok kısa bir konuşma yapan Draghi, parlamentoya bugüne kadar yaptığı işlerden ötürü teşekkür etti.

"Oturumun durdurulmasını talep ediyorum"

Başbakan Draghi, Senato'da dünkü oylamada 3 partinin hükümetine desteğini çekmesine işaret ederek, "Dün akşam Senato'da ortaya çıkan sonuç ışığında, Cumhurbaşkanı'na kararlarımı iletmek üzere bu oturumun durdurulmasını talep ediyorum." dedi.

Uzun süre alkışlandı

Draghi, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'nda uzun süre alkışlandı. Başbakan Draghi, Meclis'ten ayrılarak, cumhurbaşkanlığı sarayı Quirinale’ye gitti.

Ülkenin önde gelen gazeteleri de Senato'da dünkü oylama sonrası Draghi hükümetinin sonuna gelindiği görüşünde birleşti.

"Hükümeti batırdılar"

Corriere della Sera gazetesi, "Draghi hükümetine elveda" manşetini atarken, hükümetten desteğini çeken Lig, Forza Italia ve 5 Yıldız Hareketi’nin Draghi’yi batırdığını yazdı.

La Stampa, "Utanç" başlığını kullanırken, Lig lideri Matteo Salvini ve M5S lideri Giuseppe Conte'nin hükümeti batırdığını yazdı.

Il Messaggero gazetesi de "Draghi hükümeti için yolun sonu" manşetini attı.

İtalya'da hükümet krizi

İtalya'da siyasi kriz, koalisyon ortaklarından 5 Yıldız Hareketi'nin (M5S), 14 Temmuz'da parlamentodaki bir oylamada, hükümetin sunduğu ekonomik yardım paketine destek vermemesiyle başladı.

Bunun hemen ardından Başbakan Draghi, ulusal birlik hükümetini oluşturan unsurlardan birinin kendisine destek vermemesiyle hükümetinin bozulduğu gerekçesiyle istifasını vermek üzere Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'ya gitti.

Cumhurbaşkanı Mattarella, Draghi'nin istifasını kabul etmeyerek, kendisinden hükümet kriziyle ilgili parlamentonun üst kanadı Senato ve alt kanat Temsilciler Meclisi’ne bilgi vermesini ve güvenoyu aramasını istedi.

Güven oylaması çıkmaza girdi

Başbakan Draghi, dün Senato’da yaptığı konuşmada, "Eğer halen bir arada kalmak istiyorsak, bunun tek yolu hükümet anlaşmasını cesaretle, fedakarlıkla ve güvenilirlikle sıfırdan yeniden inşa etmektir" ifadelerini kullanarak, ulusal birlik koalisyonu adıyla andığı hükümetini canlandırmaya çalışmıştı.

Senato'daki görüşmeler sırasında M5S’ye ek olarak sağ partiler FI ve Lig de parçası oldukları Draghi hükümetine yönelik güven oylamasına katılmayacaklarını açıklamıştı.

Draghi'ye destek veren parti sayısı

Senato'da dün akşam yapılan oylamada, Draghi hükümeti kıl payı güvenoyu almış ancak koalisyonun üç büyük partisi oylamaya katılmamıştı.

Mario Draghi liderliğindeki geniş katılımlı koalisyon hükümeti, koronavirüs salgınının yol açtığı sağlık ve ekonomik kriz koşullarında ulusal birlik hükümeti olarak 13 Şubat 2021'de göreve gelmişti.

Draghi hükümetine, İtalyan parlamentosunda temsil edilen 10 siyasi parti destek veriyordu.