yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Öykücülüğe yeni bir soluk getiren Refik Halit Karay'ın ölüm yıldönümü

Öykücülüğe yeni bir soluk getiren Refik Halit Karay'ın ölüm yıldönümü

Cumhuriyet dönemi edebiyatının en üretken ve en sivri yazarları arasında yer alan Refik Halit Karay'ın bugün 57'inci ölüm yıldönümü...

Öykücülüğe yeni bir soluk getiren Refik Halit Karay'ın ölüm yıldönümü

Karay, toplumcu gerçekçi yazarlardandır ve ve eserlerini de bu bağlamda yazdı. Memleket Hikayeleri kitabı da bu özellikleri taşımaktadır. Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halit'in mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur.

O zamana kadar İstanbul sınırları dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadoluya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.

Refik Halit'in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyelerinde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır.

Bütün bu yönleriyle Halide Edip, onun yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz olduğunu belirtir.

Öykücülüğe yeni bir soluk getiren Refik Halit Karay ın ölüm yıldönümü  #1

"Karay" soyadı

Refik Halit Karay, 57 sene önce hayatını kaybetti...

Cumhuriyet dönemi aydınlarından ve yazarlarından olan Refik Halit Karay, Mustafa Kemal Atatürk'le olan sürtüşmesiyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra yurda döndü. Yurda döndüğünd epek çok reform ve inkılapların yapıldığı gördü. Bu inkılaplardan biri de soyadı kanunuydu. Refik Halit de "Karay" soyadını aldı.

Türk öykülüğüne ve debiyatına babbaşka bir boyut kazandıran Refik Halit'in dili de bir o kadar sade ve durudur. Tertemiz bir Türkçeyle kitaplaırnı kaleme alan yazarın en önemli eseri ise hiç kuşkusuz Memleket Hikayeleri adlı kitabıdır.

Öykücülüğe yeni bir soluk getiren Refik Halit Karay ın ölüm yıldönümü  #2

Sayfa: 276

İnsanın fotoğrafını çekmek

Bu kitabında Anadolu insanının portresini çizen Halit Refik, Cumhuriyet dönemi yazarlarının önde gelenidir desek yeridir. 14 Mart 1888’de İstanbul Beylerbeyi’nde doğdu.

Babası maliye başveznedarı ve Bank-i Osmânî-yi Şâhâne nâzırı, Mevlevî tarikatına mensup Mudurnulu Mehmed Hâlid Bey, annesi Kırım Giray hanları sülâlesinden gelen Nefise Ruhsar Hanım’dır.

Sürgünde bir hayat

Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi 'nde okudu. Maliye Nezaretinde memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı; Tercüman-ı Hakikat gazetesinde mütercimlik ve muhabirlik yaptı.

Yazıları yüzünden ilk önce Sinop'a daha sonra Çorum, Ankara ve Bilecik'e sürgün olarak gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. PTT (Posta ve Telgraf Teşkilatı) Genel Müdürlüğü'ne getirildi.

Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu ve İstiklal Savaşı aleyhine yazdığı yazılarından ötürü vatan hainliği suçuyla yüzellilikler listesine girerek Beyrut ve Halep'te sürgün hayatı yaşadı.

Öykücülüğe yeni bir soluk getiren Refik Halit Karay ın ölüm yıldönümü  #3

Atatürk'ten af diledi...

Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla 150'likler listesindekilerin affedilmesinde çok büyük rol oynadı. Af kanunu ile yurda döndü, daha önceden çıkardığı Aydede adlı mizah dergisini tekrar yayınladı. Türk Edebiyatı'nda ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de ün yapmıştır.

Refik Halit öldü

Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler, benzetmeler kullanarak, sade, akıcı dili, güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur.

İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıtarak Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halit, Türk edebiyatına birçok eser kazandırdı. 18 Temmuz 1965'te İstanbul'da yaşamını yitirdi.

Yazarlar portresinde bu hafta: Jane Austen

Yazarlar portresinde bu hafta: Jane Austen

Yazarlar portresinde bu hafta İngiliz edebiyatının önemli kadın yazarlarından olan Jane Austen var. Yazarın hayatına bir bakış...

Yazarlar portresinde bu hafta: Jane Austen

İngiliz yazar Jane Austen, 1775’te İngiltere’de, Steventon’ın Hampshire kasabasında doğdu. Altısı erkek, ikisi kız sekiz çocuklu bir ailenin ikinci kızıydı. Jane’in en yakın arkadaşı, kendisi gibi hiç evlenmeyen ablası Cassandra oldu.

Reading’deki Manas­tır Okulu’na gönderilen Jane, daha sonra eğitimini evde sür­dürdü. Yazarın en önemli romanı olan Aşk ve Gurur, yayınlandığında büyük yankı uyandırdı ve milyonlarca kişi tarafından okundu.

Bu ünlü roman, daha sonra filmlere de konu oldu ve aynı başarıyı beyaz perde de gösterdi. Müthiş bir aşk konusuyla öne çıkan Aşk ve Gurur, yazarına da büyük bir ün kazandırdı. Öyle ki, roman günümüzde bile hala en çok okunan dünya klasikleri arasındaki yerini koruyor.

Austen, günün toplumsal ve siyasal olaylarından uzak, sıra­dan bir yaşam sürdü ama canlı ve sevgi dolu aile çevresi onu roman yazmaya özendiren elverişli bir ortam sağladı.

Yazarlar portresinde bu hafta: Jane Austen #1

EDEBİYATI...

Roman­larında işlediği yerler, karakterler ve konular, çevresindeki küçük toprak sahipleri ve taşralı din adamlarına özgü, köyden, komşulardan, taşra yaşamından oluşan bu dünyadan alın­­maydı.

Austen’ın, 1802’de Hampshire'lı bir ailenin genç vâ­risi Harris Bigg-Wither’la evlenmeyi kabul ettiği, ama ertesi sabah fikrini değiştirdiği söylenir.

"SAĞDUYU VE DUYARLIK"

Ayrıca, âşık olduğu biri­nin çok kısa süre sonra öldüğü yolunda da birbiriyle çelişen öy­küler vardır. Austen’ın ilk romanı Sağduyu ve Duyarlık 1811’de yayınlandı.

Yazarlar portresinde bu hafta: Jane Austen #2

Sayfa: 456

EMMA...

Bunu 1813’te Aşk ve Gurur, 1814’te Mans­field Parkı, 1815’te Emma, ölümünden sonra 1817’de Nort­hanger Manastırı izledi.

JANE AUSTEN ÖLDÜ

Austen, 1817’de sağlığı iyice kötüle­ştiği için son yapıtı Sanditon’u yarım bırakmak zorunda kal­dı. 18 Tem­muz 1817’de öldü ve Winchester Katedrali Mezar­lı­ğı’na defnedildi.

Ergül Tosun

Kitap sayfası için iletişim:

ergul.tosun@ensonhaber.com

Milyonlarca okura ulaşan Gurur ve Önyargı romanının yazarı: Jane Austen

Milyonlarca okura ulaşan Gurur ve Önyargı romanının yazarı: Jane Austen

İngiliz edebiyatının en önemli kadın yazarları arasında yer alan Jane Austen'ın bugün 205'inci ölüm yıldönümü...

Milyonlarca okura ulaşan Gurur ve Önyargı romanının yazarı: Jane Austen

İngiliz yazar Jane Austen, 1775’te İngiltere’de, Steventon’ın Hampshire kasabasında doğdu. Altısı erkek, ikisi kız sekiz çocuklu bir ailenin ikinci kızıydı. Jane’in en yakın arkadaşı, kendisi gibi hiç evlenmeyen ablası Cassandra oldu.

Yazar, 205 yıl hayatını kaybetti...

Reading’deki Manas­tır Okulu’na gönderilen Jane, daha sonra eğitimini evde sür­dürdü. Yazarın en önemli romanı olan Aşk ve Gurur, yayınlandığında büyük yankı uyandırdı ve milyonlarca kişi tarafından okundu.

Bu ünlü roman, daha sonra filmlere de konu oldu ve aynı başarıyı beyaz perde de gösterdi. Müthiş bir aşk konusuyla öne çıkan Aşk ve Gurur, yazarına da büyük bir ün kazandırdı. Öyle ki, roman günümüzde bile hala en çok okunan dünya klasikleri arasındaki yerini koruyor.

Austen, günün toplumsal ve siyasal olaylarından uzak, sıra­dan bir yaşam sürdü ama canlı ve sevgi dolu aile çevresi onu roman yazmaya özendiren elverişli bir ortam sağladı.

Milyonlarca okura ulaşan Gurur ve Önyargı romanının yazarı: Jane Austen  #1

Edebiyatı...

Roman­larında işlediği yerler, karakterler ve konular, çevresindeki küçük toprak sahipleri ve taşralı din adamlarına özgü, köyden, komşulardan, taşra yaşamından oluşan bu dünyadan alın­­maydı.

Austen’ın, 1802’de Hampshire'lı bir ailenin genç vâ­risi Harris Bigg-Wither’la evlenmeyi kabul ettiği, ama ertesi sabah fikrini değiştirdiği söylenir

Ayrıca, âşık olduğu biri­nin çok kısa süre sonra öldüğü yolunda da birbiriyle çelişen öy­küler vardır. Austen’ın ilk romanı Sağduyu ve Duyarlık 1811’de yayınlandı.

Milyonlarca okura ulaşan Gurur ve Önyargı romanının yazarı: Jane Austen  #2

Sayfa: 456

Emma...

Bunu 1813’te Aşk ve Gurur, 1814’te Mans­field Parkı, 1815’te Emma, ölümünden sonra 1817’de Nort­hanger Manastırı izledi.

Jane Austen öldü

Austen, 1817’de sağlığı iyice kötüle­ştiği için son yapıtı Sanditon’u yarım bırakmak zorunda kal­dı. 18 Tem­muz 1817’de öldü ve Winchester Katedrali Mezar­lı­ğı’na defnedildi.